Hakkımda...
Kendime Dair,
Batınen hiç, zahiren mühendis ...
Hayatı anlamaya ve anlatmaya çalışan bir yolcu, kendini bilme yolculuğunda bilgi, beceri ve istidadını keşfetmeye çalışan; zamanın ve kelimelerin izini süren, münzevî, mütecessis,hayat boyu öğrenmeye yeminli bir talebe. Okur, yazar. Haysiyet ve itibarı için yaşar. Saygınlık en kıymetli mülktür.
Babam emekli, muhitince muteber bir devlet memuru, annem ise kendi halinde bir ev hanımı...İki erkek kardeşim var. Ailenin büyük oğluyum. Babamın ve annemin yetiştirilme usulünü hayatımın dönüm noktası olarak görürüm. İçtimai ve insiyaki hayatımda şahsiyetimi ve kimliğimi belirleyen bu detay "ruh ve madde" merkezinde kişiliğimin temelini oluşturuyor. Bu iki mefhum benim hayatım için bir denge unsurudur. Hayatımın bir diğer dönüm noktasını ise hem hayat hem ilmi üniversitem olarak gördüğüm okulumu söylemem lazım. Hayattaki tek torpilim İstanbul Teknik Üniversitesi ailesinin bir ferdi olmaktır. İstanbulda geçirdiğim süreç kendimi tanımamda önemli bir dönemdi. Bana bir meslekten ziyade hayata farklı bir bakış açısı kazandıran muhitim sonraki yıllarda ise farklı zaviyelerde birtakım imtiyazlar ve güzel insanlar kazandırdı.
Kitaplara,müziğe,resime duyduğum ilgi basit bir meraktan ziyade, ruhuma dokunan, beni dönüştüren görseller, sesler ve kelimelerle kurduğum derin bir bağdır. Karşılaştığım sözlerde kendimi arar, her satırda bilmediğim bir yanımla karşılaşmayı umarım. Güzel insanları keşfetmeyi, onlarla ülfet etmeyi severim; kalbiyle düşünen, sözüyle inşa eden insanlarla geçirilen vakti zamanı aşan bir kıymet olarak görürüm.
Her türlü müzikten hoşlanmadığım gibi her yazarın sözü de kalbime dokunmaz, her cümle beni çağırmaz. Kitapları da insanları da kapağına bakarak seçmem. Görünenden ziyade, görünmeyenin davetine kulak verir, konuşabileceğim, hasbihal edebileceğim, zarafet libası giymiş, kalemiyle yol gösteren büyükleri okumayı; onlardan bir damla hikmet devşirmeyi keyif bilirim.
Şiir okumayı severim. Yazarların kitaplarında üslubunu oluşturan kelimeler ilgi alanımdır. Etimolojilerine bakar köklerine iner, bunları kullanmaya ve kelime hazinemi geliştirmeye özen gösteririm.
Özellikle dolma kalemleri severim; düşünmek, durmak, hatırlamak ve özellikle kendimi disipline etmek için güzel yazı ile uğraşırım. Gitar çalmayı resim yapmayı, bisiklet sürmeyi severim; bedene ve ruha değen ne varsa hayatımda yer vardır. Bunları boş zamanın artığı olarak değil, kıymetli vakitlerin özü olarak yaşarım. Çünkü inanırım ki bu uğraşlar insanın zihinsel tekamülünün devam etmesinde etkilidir.
İnsanları, onların birbirleriyle olan ilişkilerini dikkatle gözlemlerim. Samimiyetle menfaat arasındaki farkı herkes kadar ben de ayırt ederim. Çıkar için kurulan bağlardan, yüzeysel ve cıvık ilişkilerden nefret ederim. Sevmediğim bir kalbe takılmam, sözü kısa kesmeyi tercih ederim. Bütün ilişkilerimde hayat tarzımda temel gayem, rıza-i ilahîyi gözetmektir Haksızlık karşısında susmayan, elinden ve dilinden emin olunan biri olmayı, kalabalıklarda öne çıkmaya ve orta yolu oynayan biri olmaya tercih ederim.
Kimseyi memnun etme gibi bir arzum ve gayretim yoktur; bu hâlin kibir değil, sadelik olduğunu daima kendime izah etmeye çalışırım. İçsel muhasebem, insanların nazarından daha büyüktür. Beni yoktan var edeni razı etmeye çalışmak, benim için her türlü takdirin ve övgünün ötesinde bir tatmin kaynağıdır. O’nu sevenler bana yaklaşır; sevmeyenlerle zaten yolumuz şaşırır. İnsan, fıtratı icabı menfaate meyleder; ben bu yanımı törpülemeye, yaradan ile kurduğum ilişkiyi samimiyetle beslemeye gayret ederim. Nimete kanaat, yoktan var edene şükür bu çabanın temelidir.
Gayem; birgün ailemi, çevremi ve milletimi onurlandıracak, yaşadığım dünyayı hem madden hem manen daha güzel kılacak bir eser ortaya koyabilmektir. Zamanımın arta kalanlarında değil, bizzat kıymetli zamanlarımda kendimi inşa etmeye çalışırım. Çünkü insanın kendiyle kurduğu ilişki, var oluşunun en esaslı zemini ve gayesidir.
Gelecekte tanışacağım insanlara...
Sevgi ve muhabbetle.
Yorumlar
Yorum Gönder