Kendime
Olgun yaşlarımdayım artık. Dante gibi ortasındayım ömrün :) Beğenilme yada beğenilmeme endişem olmadı fakat olduğum kişi olma konusunda daima endişelendim ve bu endişe sanırım ömrümün sonuna kadar da devam edecek. Kendimi dış odaklı yargılardan arındırıp ne kadar ben olabildiğim, başkası ne der fikrinden sıyrılıp kendi fikir ve düşüncelerimi ne kadar hür ifade edebildiğim benim için önemli bir sınavdı ve şu anda bu netlikte olmak bana huzurumu veren şeylerin başında geliyor. İstediğim için yazıyorum, istediğim için konuşuyorum. İstediğim için yaptığım tüm eylemlerin beslendiği tek kaynak "içim"... İçime sinen şeyler yapmanın, mutluluğumun tek kaynağı olduğunun farkındayım. Tabi benliğini satma uğruna başkası odaklı yaşamanın akıntısına kapıldığımız zamanlar olmadı değil. Sadece istenildiği için yapılan eylemler, başkasını mutlu etmek için takip edilen rutinler ve düşünmeden yürüdüğümüz zamanlar... Ne istediğini bilmeden, ne için çalıştığını görmeden koştuğumuz zamanlarımız ...